73 sene ve değişen hiç bir şey yok.

EKİM 1945. Yer Nürnberg. Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi.

Konu: Milyonlarca insanın katledildiği 2.Dünya savaşı.Sonuç: Çoğu sanık ve şahit – görmedik, duymadık, bilmiyoruz, haberimiz yoktu.

TEMMUZ 2018

Yer Münih Eyali Yüksek Mahkemesi.

Konun:  NSU Cinayetleri. (Nasyonal Sosyalist Yeralti) davasi, aşırı sağcı bir hücrenin eylemleri.

Sonuç: Çoğu sanık ve şahit – görmedik, duymadık, bilmiyoruz, haberimiz yoktu.

Ne idi peki bu NSU Cinayetleri?  

Sekizi Türk, biri Yunan ve bir Alman bayan polis memurunun öldürüldügü dava.  

Neden öldürülmüştü bu insanlar?

2000 ile 2007 yılları arasinda 10 cinayet, iki bombalı saldırı ve 15 soygun.

Olaylarda kullanılan Ceska marka silah. Hep aynı silah.

Yetkililer uzun bir süre işlenen cinayetlerde ve Köln’deki saldırıda aşırı sağ terör olasılığını göz ardı etmiş, soruşturmayı olayların arkasında bahis mafyasının veya Türk gruplar arasındaki bir hesaplaşmanın olduğu üzerine yürütmüştü. Kurbanların yakınları ise, soruşturmaların ilk yıllarında öldürülen eşleri, oğulları ve erkek kardeşlerinin çeşitli suçlara karıştığı iddialarıyla yüz yüze kalmışlardı.

Hatta olayı arastıran komisyona „DÖNER MORDE – DÖNER CİNAYETLERİ“ ismi verilmişti.

İkisi su anda ölü olan Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos ile mahkemede yargılanan Beate Zschäpe yıllarca gizli istihbarat birimleriyle yani Alman devletinin anayasa koruma birimleriyle birlikte calışımışlar. 

Hatta NSU davasının son kurbanı Halit Yozgat‘ ın öldürülmesi sırasında olayın gerçekleştirildiği internet kafede bulunan ve sözüm ona hiç bir şeyden haberi olmayan Anayasayı Koruma Federal  Dairesi elemanı Andreas Temme tesadüfen o anda orada olay mahalinde bulunduğunu itiraf ediyor. 

Kaybolan, kaybedilen yırtılan, yakılan dosyalar.

Hiç kimse ama hiç kimse ırkçılıktan bahsetmedi. 

1945-2018 değişen hiç bir şey yok. 

Bana sorarsanız bende görmedim, duymadim, bilmiyorum ve haberim yoktu.

Bildquelle: Bundesarchiv, Bild 183-V01032-3 / CC-BY-SA 3.0