Ramadan bedeutet für mich in erster Linie Dankbarkeit und Langmut.

Gerade zur heutigen Zeit müssten wir um einiges geduldiger und dankbarer sein. Unsere ziemlich eng gehaltene Toleranz, die ständige Übermüdung, das unsensible Miteinander, und das ungesättigte Verbrauchen aller Güter lässt uns zu ungeduldigen, nörgelnden Menschen werden. Oft vergessen wir einfach, dass es immer noch Menschen gibt, die einen Hungertot sterben müssen, die Kinderarbeit, die Massentierhaltung, die Luftverschmutzung. Wir vergessen all dies nicht nur, sondern fördern und unterstützen das Ganze mit unserem mangelnden Bewusstsein.

Der Ramadan ist die Fastenzeit des Islam

Vor einigen Tagen ging die Fastenzeit des Christentums zu Ende. Beides sind Zeitspannen, in denen wir die Möglichkeit haben zu verzichten und zu realisieren, wie viel von dem, was wir täglich konsumieren eigentlich notwendig ist.

Diese Fastenzeiten sind jedes Jahr eine neue Chance sich zu bessern, ein Bewusstsein zu entwickeln, sich an das Wesentliche zu erinnern.

Am Wichtigsten ist es auch nach der Fastenzeit bewusst und bedacht zu leben.

Vielleicht sollten wir auch nach dem Fasten Gutes für uns, unser Umfeld und unserer Umwelt tun.

Wir bekommen jedes Jahr zu dieser Zeit die Möglichkeit unsere Gelüste und unsere schlechten Gewohnheiten zu zügeln. Eine Chance, alles was wir rasant verbrauchen zu durchdenken, das Beisammensein mit unseren Liebsten zu ehren und uns daran zu erinnern, dankbar und geduldig zu sein.

Ich denke diese Chance sollte man sich nicht entgehen lassen.

Ich wünsche eine angenehme Fastenzeit und im Anschluss ein schönes Ramadan Fest.

 


İrade ve anlayış

Ramazan ayı denince aklıma gelen ilk iki kelime şükür ve sabır oluyor.

Özellikle bu günlerde bu iki kelimeye çok fazla ihtiyacımız var. Tahammül sınırlarımız iyice daralmış. Gereğinden fazla yoruyoruz kendimizi, hic düşünmeden kalp kırıyor ve bize sunulan nimetleri fark etmeden tüketiyoruz. İstediğimiz şey istediğimiz anda olmadığında sinirlerimiz kolaylıkla bozululabiliyor.

Hâlâ dünyada açlıktan ölen insanların varlığını göz ardı ediyoruz, gelişmiş ülkelerde yaşamanın avantajlarını lehimize çalıştırarak dezavantajlarını görmezden geliyoruz. Doyumsuzca tükettiğimiz herşeyin bir zararı olduğunu – biz ucuz kıyafetler alabilelim diye uzaklarda biryerlerde ufacık çocukların çalıştırıldığını, hergün et yiyebilelim diye milyonlarca hayvanın heba edildiğini, güzel tatiller yapabilelim diye yemyeşil orman alanlarının katledildiğini yok sayıyoruz.

Ramazan ayı bize bazı değerleri tekrar hatırlatıyor, alışkanlıklarımızı değiştirmek için bir şans veriyor.

Fakat önemli olan hatırladığımız bu değerleri oruç ayından sonra da yaşayabilmek, yılın her gününe aktarmak. Belki de sadece kendi yararımız için değil de, insanlığa ve doğaya faydalı olabilmek adına daha iyi bir insan olmalıyız.

Belki Ramazan ayından sonra da iyi niyetlerimizden vazgeçmemeliyiz

Öfkemizi, hırslarımızı, kötü alışkanlıklarımızı dizginlememiz için her yıl yeniden bir fırsat geçiyor elimize. Hızla tükettiğimiz herşeyi yeniden gözden geçirebilmek için, sevdiğimiz insanların değerlerini yeniden hatırlamak için, sabretmek için, şükretmek için yeni bir fırsat – Bence mutlaka bu fırsatı değerlendirmeliyiz. Herkese huzur dolu bir Ramazan ayı ve akabinde iyi bayramlar diliyorum.

Bildquelle: freepik